Myom Nedir?

Uterus (rahim) kas dokusundan oluşan bir organdır ve miyomlar da bu kas dokusundan köken alan iyi huylu tümörlerdir. Miyomlara en çok 35-45 yaş grubu kadınlarda rastlanır. Ergenlik döneminde görülmesi çok ender bir durumdur. Yine menopoz (Menopoz ve Osteoporoz) döneminde de miyom görülme sıklığı düşüktür ve doğurganlık yaşlarında miyom tanısı almış çoğu kadında menopoza girdiklerinde miyom boyutlarında küçülme ve şikayetlerde gerileme görülür.


Miyomun belirtileri nelerdir?

Miyomlar sıklıkla belirti vermez. Bazen jinekolojik muayene ve jinekolojik ultrason esnasında tamamen tesadüfen de tespit edilirler. Ancak çoğu zaman büyüme ve yerleşimleriyle orantılı olarak anormal kanama ve komşu organlara baskı bulguları verebilirler;

  • Adet kanamalarının fazla olması ve uzun sürmesi
  • Adet arası dönemde ara kanamalar
  • Fazla miktarda kanamalara bağlı kansızlık oluşması
  • İdrar torbasına baskı nedeniyle sık sık idrara çıkma
  • Bağırsaklara baskı yaparak kabızlığa neden olma
  • Karında büyüme veya şişlik, ele gelen kitle
  • Adet dönemlerinde yada cinsel ilişki sırasında kuyruk sokumuna doğru ağrı (Ağrılı Cinsel İlişki (Disparonia)
  • Tüplerin yada rahmin ağzını kapayarak kısırlığa neden olma (İnfertilite (Bebek sahibi olamama))
  • Rahim içini kaplayan miyomlar bazen tekrarlayan düşüklere de (Tekrarlayan Gebelik Kaybı) yol açabilirler
  • Miyom (rahim uru) tanısı koymak kolaydır. Tipik belirtilerle gelen bir kadında yapılan basit bir jinekolojik muayene ve jinekolojik ultrason ile tanı koyulur.

Miyom neden olur?

Miyomun oluşumundaki mekanizmalar tam olarak açıklık kazanmamış olsa da, gelişme-büyümesinde östrojenin (kadınlık hormonunun) yer aldığı gösterilmiştir. Genel olarak miyomlarda % 0.5 oranında kanser gelişim olasılığı olduğu kabul edilmekle birlikte, birçok çalışmada bu oranın çok daha düşük olduğu görülmüştür. Yani miyomu olan kadınların telaşlanmalarına gerek yoktur.

Miyom kimlerde daha sık görülür?

Aile öyküsünde miyom olan kişilerde miyomlar daha sık görülmektedir.

Miyom tedavi edilmezse ne tür sorunlara yol açar?

Miyomlar tedavi edilmediği takdirde artan kanama miktarına bağlı olarak anemiye neden olabilir. Gebelik istemi bulunan kişilerde rahim iç duvarını düzensizleştirerek gebelik meydana gelmesini engelleyebilir. Kabızlık, idrara sık çıkma ve karın ağrısı gibi nedenlerle kişinin hayat kalitesini olumsuz yönde etkileyebilir.

Miyom tanısı nasıl konur?

Şüphe durumunda yapılacak bir ultrason muayenesi ile miyom tanısı konulur.

Miyom nasıl bir operasyonla çıkarılır?

Miyomların çıkarılması operasyonuna miyomektomi adı verilir. Bu operasyon üç şekilde yapılır: abdominal (açık) cerrahi, laparoskopik/robotik cerrahi veya histereskopik cerrahi. Abdominal cerrahide karın alt duvarına yapılacak bir kesiden miyomlara ulaşılır ve miyomlar çıkarılarak rahim duvarı onarılır. Laparoskopik/robotik cerrahide karında açılacak birkaç delikten bir kamera ve cerrahi aletler yardımıyla miyomlara ulaşılarak miyomlar çıkarılır. Robotik miyomektomi de ise bu işlemlerde cerraha bir robotoperasyon aşamasında yardımcı olur. Histereskopik cerrahide ise vajinal yolla kamera kullanılarak rahim içerisine ulaşılır ve miyomlar çıkarılır. Bu yöntem her hastada uygulanamamaktadır.


Miyom tedavisinde rahmin alınması hangi durumlarda gereklidir?

İlerleyen dönemlerde çocuk doğurma isteği bulunmayan ve adet kanamaları yoğun olan kişilerde rahimin yumurtalıklarla birlikte veya tek başına alınması miyomlar için kesin tedavi sağlar.

Miyomların ilaçla tedavisi mümkün mü?

Şu anda miyomları küçülttüğü bilinen herhangi bir ilaç yoktur. Analog adı verilen ve kişiyi geçici olarak menopoza sokan aylık ya da üç aylık iğneler uygulandığında, hormon seviyelerinin menopozdakine benzer şekilde düşmesinden dolayı elbette miyomun hacmi de küçülecektir. Ancak ilaç bırakıldıktan ve adetler geri geldikten 2-3 ay sonra miyomun eski büyüklüğüne geri döndüğü görülmektedir. Ayrıca geçici menopoz tablosunda hastanın şiddetli ateş basmaları ve eğer tedavi uzun sürerse kemik erimesi de olabilmektedir.

Bu tedavi yöntemi miyomun ameliyatla çıkarılmasından önce operasyonda olabilecek kan kaybını azaltmak ve miyom hacminin küçültülerek operasyonun kolaylaşmasını sağlamak amacıyla bazı hekimler tarafından ameliyat öncesi kısa süreli olarak kullanılmaktadır.

Özellikle ameliyat laparoskopi ile olarak yapılmak isteniyor ve miyom boyutları çok büyükse ameliyat öncesi bu ilaçlar kullanılabilir. Ayrıca bu grup hastalarda uzun süren aşırı kanamalara bağlı olarak anemi (kansızlık) geliştiği için bu tedavi ile aneminin düzelmesi sağlanmaktadır. Çünkü tedavi sırasında hasta adet görmemekte ve hastanın kan kaybı olmamaktadır.

Miyomların yol açtığı uzun süren kanamalar, ara kanamaları gibi adet düzensizlikleri söz konusu olduğunda operasyon seçeneğinden önce en sık olarak progesteron hormonu içeren değişik haplarla tedavi de uygulanmaktadır.

Ancak bilinmelidir ki bu tedaviler miyomun kendisini tedavi etmez, belki yol açtığı kanama problemlerini geçici olarak düzeltebilir.

Eğer fazla kanamalar kişide kansızlığa da yol açtıysa demir haplarıyla tedavi de uygulanmalıdır.

Unutulmamalıdır ki miyomların kesin tedavisi cerrahidir.

Miyomların çıkarılması hangi durumlarda şarttır?

Miyomlara bağlı şiddetli kanaması olan ve medikal tedavilere cevap vermeyen kişilerde ve gebelik istemi bulunan kişilerde miyomlar cerrahi olarak çıkarılması şarttır.

Gebelikte miyom riskli midir?

Miyomlar uterusun iyi huylu tümörleridir. Üreme çağındaki kadınlarda miyom sık görülebileceğinden miyomun gebelik üzerine etkisi önemli bir konudur. Miyomu olan kadınların pek çoğunda gebelik esnasında miyomlar herhangi bir probleme neden olmaz. Ağrı en sık karşılaşılan problem olmakla birlikte, düşük, erken doğum, plasental ayrışma ve fetal pozisyonda değişikliğe neden olabilir. Gebelikte miyom sıklığı %1,6 ile %10,7 arasında değişmektedir. Hastalarda çok şiddetli ağrı olması durumunda hastaneye yatırılarak destek tedavisi verilmesi gerekebilir.