Gebelikte Mide Bulantısı ve Kusma

Tüm gebelerin % 60-80’inde basit bulantı-kusma görülebilir. Bulantı ve kusmalar genellikle sabah daha şiddetli seyretmekte olsa da günün herhangi bir saatinde de görülebilir. Şikayetler tipik olarak 4 - 8 .haftalar arasında başlayıp 13-14. haftalara kadar devam edebilir. Gebelikteki bulantı ve kusmanın gün boyunca devam etmesi, gebenin normal beslenmesini, günlük hayatını etkilemesi, genel durumunu bozması ya da kilo kaybına yol açan duruma Hiperemesis Gravidarum denir. Hiperemezis nadir olarak %0.3 oranında görülür. Sıklık kültür ve ırka bağlı olarak değişir.

Hiperemezisli gebelerde bebeğin durumu kötü yönde etkilenir mi?

Genel olarak hayır denebilir. Aslında hafif bulantı, kusması olan gebelerde prognoz (hamileliğin ve bebeğin durumu) daha iyidir. Ancak hiperemeziste erken doğum ve düşük doğum ağırlığı riski yükselebilir.


Hiperemezisli gebelerde kullanılan yöntemler nelerdir?

Gestasyonel trofoblastik hastalıklarda (Mol gebeliği (Üzüm Gebeliği) ) %25-30 oranında hiperemezis görüldüğünden gebeliğin normalliği ultrason ile görülmelidir. Diğer laboratuar tetkikleri arasında elektrolit, BUN, kreatinin, idrar analizi, tam kan sayımı, karaciğer fonksiyon testleri, tiroid çalışmaları (gebelik ve Tiroid Hastalıkları (Guatr ve diğerleri) ) yapılmalıdır.

Gebeliğe bağlı bulantının tedavisinde üç ayrı tedavi yaklaşım şeklinden biri uygulanır:

  1. Ayakta ilaçsız tedavi
  2. Ayakta ilaçlı tedavi
  3. Yatarak serum ve ilaç tedavisi

Şikayetler hafifse ayakta ilaçsız tedavi denenebilir. Ayakta ilaçsız tedavide amaç anne adayının bulantılarla kendisi başa çıkmasını sağlamaktır. Bu amaçla şunlar önerilir: Gebelerde bulantı yaratmayacak kızarmış ekmek, bisküvi, tost gibi katı yiyeceklere ağırlık verilmeli, uzun aralarla çok yemek yerine sık sık ve azar azar yemeye dikkat edilmelidir. Vücut için gerekli olan sıvı alımına özellikle dikkat edilmelidir. Özellikle sabahleyin yatak kenarında bulundurulacak bisküvi ve kraker tarzı gıda maddelerini yedikten 10-15 dakika sonra yataktan kalkılmasının şikayetleri azaltıcı etkisi olduğu görülmüştür. Bu önlemlere rağmen şikayetler geçmiyorsa ve günlük yaşam faaliyetleri etkileniyorsa ayakta ilaç tedavisi denenir. Bulantı giderici olarak anne adayına verilen tablet ya da fitil şeklindeki ilaçlar yıllardır kullanılmakta ve bebek üzerinde hiçbir olumsuz etki yapmadığı bilinmektedir. Ek olarak B vitaminlerinin ön planda olduğu bir vitamin tedavisine başlanabilinir. Bu tedavi sırasında hafif olgulardaki önerilere uyulmaya devam edilmelidir. Buna rağmen şikayetler yoğun bir şekilde devam ediyorsa, genel durumu bozuksa, kilo kaybı varsa, tetkikler vücuda uzun süredir besin maddelerinin alınmadığını gösteriyorsa (idrarda keton cisimleri yüksek bulunursa) ya da vücudun susuz kaldığı yönünde bulgular varsa (idrarın yoğunluğu artmış, rengi koyu bulunursa, kan elektrolitleri dengesizse) anne adayı hastaneye yatırılır ve serum tedavisine başlanır. Serum tedavisinin amacı anne adayına kaybettiği sıvı, elektrolit ve besin maddelerini intravenöz yolla (damar yoluyla) geri vermektir. Bulantı giderici ilaçlar ve vitaminlerle de destek tedavisi verilebilir. Bu tedaviye genellikle bir hafta içinde yanıt alınır. Nadir durumlarda bir haftadan daha uzun süre hastanede yatması gerekebilir.