Amniyosentez

Gebeliğin 16-22.haftaları arasında ince bir iğneyle anne karnına uygun bir alandan ve bebekten uzakta bir yerden girilerek 15-20 mL amniyotik sıvı alınması işlemidir. En sık endikasyonu prenatal genetik tanı çalışmalarıdır. İleri gebelik haftalarında polihidramnios (bebeğin amnion sıvısının fazla olması) olgularında tedavi amaçlı olarak yapılabilmektedir. Amniyosentez yapılmadan önce, hasta ile bu prosedürün amacı, riskleri ve alternatifleri tartışılmalıdır. Ayrıca bu işlemin doğruluk derecesi, test sonucunun sınırları, sonucun elde edilmesine kadar geçecek süre, teknik problemler ve fetal kayıp riski gibi komplikasyonlar hakkında hastaya bilgi verilmelidir. Rh grup uyuşmazlığı olan gebelerde (anne Rh-, baba Rh+) amniyosentez izoantikorların oluşmasına neden olabilir. Bu durumu önlemek amacıyla işlemden sonra anne adayına Anti D uygulanır.


İşlemin Riskleri

1. Gebelik kaybı: Amniyosenteze bağlı düşük oranı % 0,5 (1/200)’dür. Düşüğün en sık nedeni, gebelik kesesinde açılan delikten kese içindeki sıvının sızarak boşalmasıdır.

2. Amnion sıvısının gelmesi: Bu durumdaki gebelerin %10–25’inde düşük gelişebilir. Çoğu kez gebelik sorunsuz devam eder. Seyrek olarak bebek suyu az ya da susuz bir ortamda gelişmesini sürdürmek zorunda kalabilir. Bebeğin ciğerleri bu durumdan zarar görebilir.

3. Vajinal kanama: Genellikle kendiliğinden durur.

4. Koryoamnionit: Ciddi bir durumdur. Gebeliğin sonlandırılması gerekir.